
Ocak ayı sofraları yavaşlamayı, mevsimi dinlemeyi ve içeriklere biraz daha yakından bakmayı hatırlatıyor. Bu haftanın teması boşuna “Bal Konuşuyoruz” değil dostlar. Kahvaltılardan ara öğünlere kadar uzanan bu plan; rafine şekerden uzak, doğal tatlarla dengelenmiş bir haftalık yemek listesi sunuyor. Ama altını çizelim: Buradaki yaklaşım “fazla” değil, yerinde ve bilinçli kullanım. Özellikle çocuklu aileler ve bebek ek gıda dönemine göz kırpanlar için sofrada dengeyi koruyan bir plan.
Bu hafta sabah sofralarında bal, baskın değil; tamamlayıcı rolde. Klasik Türk kahvaltısı temel alınırken peynir, zeytin, yumurta ve mevsim sebzeleri her zamanki yerinde duruyor. Bal ise pankek, krep ve ekmek eşliklerinde ölçülü kullanılıyor.
Kefirli granola, omletçikler, yumurtalı ekmek gibi seçenekler; sağlıklı beslenme yaklaşımını destekleyen, uzun süre tok tutan tercihler. Özellikle karaçalı balı, meşe balı gibi yoğun aromalı ballar az miktarda kullanıldığında, kahvaltıya lezzet katarken tatlı ihtiyacını da nazikçe karşılıyor.
Pazar kahvaltısı ise her zamanki gibi biraz daha keyifli ama yine abartısız. Balın, tereyağı ve hamur işiyle değil; yoğurt, krep ve pankek gibi daha dengeli eşlikçilerle kullanılması bu haftanın temel yaklaşımı.
Öğle öğünleri, haftalık yemek listesi içinde en “denge kuran” alan. Sebze oranı yüksek, protein destekli ama mideyi yormayan tabaklar ön planda.
Mor kısır, sebzesi bol köfteler, brokoli ve tamamen sebzeden yapılan çorbalar bu haftanın öne çıkanları. Buradaki amaç hem yetişkinler hem de bebek ek gıda dönemine uyarlanabilecek tarifler sunmak. Baharatlar kontrollü, pişirme yöntemleri sade.
Katkısız sucuklu nohut gibi daha güçlü lezzetler ise haftanın belirli günlerine yayılmış durumda. Yanına pilav, turşu veya yoğurt gibi dengeleyici eşlikçiler eklenerek tabak bütünlüğü korunuyor.
Öğlen sofraları, “akşamı zorlamadan doyuran” bir çizgide ilerliyor. Bu da özellikle çalışan aileler ve çocuklu evler için sürdürülebilir bir plan anlamına geliyor.
Akşam öğünlerinde sebze yemekleri ve bakliyat ağırlığı artıyor. Zeytinyağlı pırasa, mor kısır, sebze pilavları ve salatalar; günün temposunu yumuşatan tabaklar olarak öne çıkıyor.
Bal burada doğrudan ana yemekte değil ama gün içinde zaten yerini bulmuş oluyor. Akşam sofraları daha çok sindirimi rahat, paylaşıma açık ve sakin.
Hafta sonuna doğru mantı partisi gibi keyifli ama kontrollü kaçamaklar planın içinde yer alıyor. Bu da haftalık yemek listesini gerçek hayata daha yakın, uygulanabilir kılıyor.
Bu hafta tatlı tercihi rafine şekerden uzak, daha dengeli bir noktada. Keçiboynuzunun doğal tadı sayesinde bal ve benzeri tatlandırıcılar arka planda kalıyor. Tatlı, haftada bir kez ve keyif için.
Pratik, evde kolayca hazırlanan ve porsiyon kontrolü yapılabilen bir tuzlu alternatifi olan peynirli böreğimiz özellikle çay saatleri ve hafta sonu sofraları için ideal.
Ocak ayı sebze ve meyveleri bu haftalık yemek listesinde doğal olarak yer buluyor. Yer elması, pırasa, kereviz, lahana, karnabahar, brokoli gibi sebzeler; hem çorbalarda hem ana yemeklerde kullanılıyor. Balık olarak hamsi ve çinekop gibi mevsime uygun tercihler planın içinde.
Bu yaklaşım; sağlıklı beslenme, sürdürülebilir mutfak ve aile sofraları için güçlü bir temel oluşturuyor.
Sevgi ve muhabbetle,
Tuğba Bayburtluoğlu / Uzm. Gıda Müh., Yazar